ABD ile İran arasında süren nükleer temaslara rağmen bölgede tansiyon yeniden yükseliyor. Diplomasi trafiği devam ederken, Washington’dan gelen sert mesajlar “çatışma ihtimali” tartışmalarını alevlendirdi.
ABD ile İran heyetlerinin İsviçre’nin Cenevre kentinde yürüttüğü görüşmelerde kısmi ilerleme sağlandığı belirtiliyor. Ancak aynı saatlerde askeri seçeneklerin de masada tutulduğuna dair açıklamalar dikkat çekti.
TÜM SEÇENEKLER MASADA
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı değerlendirmede ABD’nin diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak gerektiğinde askeri kapasitesini devreye sokabileceğini söyledi. Leavitt’in, Hint Okyanusu’ndaki stratejik konumuyla bilinen Diego Garcia üssünü işaret etmesi, Washington’ın bölgedeki askeri hazırlığını artırabileceği şeklinde yorumlandı.
ABD’nin bölgeye F-22 ve F-35 savaş uçakları ile erken uyarı sistemleri sevk ettiği, ayrıca uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve beraberindeki donanma unsurlarının konuşlandırıldığı ifade ediliyor. Bu adımlar, olası bir gerilimde hızlı müdahale kapasitesinin güçlendirildiği mesajı olarak değerlendiriliyor.
TAHRAN’DAN YANIT GECİKMEDİ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin savaş istemediğini vurgulayarak, “Bize dayatma yapılırsa geri adım atmayız” mesajı verdi. Tahran yönetimi, nükleer programın barışçıl amaçlar taşıdığını savunmayı sürdürürken, yaptırımların kaldırılmasını müzakere sürecinin temel şartı olarak görüyor.
DİPLOMASİ Mİ, ÇATIŞMA MI?
Tarafların önümüzdeki haftalarda yeniden masaya oturması bekleniyor. Ancak askeri hareketlilik ve karşılıklı sert açıklamalar, sürecin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre, diplomatik kanallar tamamen kapanmış değil; fakat sahadaki güç gösterileri, müzakerelerin seyrini doğrudan etkileyebilecek bir baskı unsuru oluşturuyor.
Gözler şimdi hem diplomasi masasında atılacak adımlarda hem de bölgedeki askeri hareketlilikte. Olası bir yanlış hesap ya da provokasyonun, zaten hassas olan dengeleri hızla değiştirebileceği belirtiliyor.


