Beyaz Saray, cuma günü açıklanması planlanan yıllık bütçe taslağı öncesinde, yönetimin önceliklerini içeren bilgilendirme notlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan çerçeve, Donald Trump’ın “önce ordu” yaklaşımını yansıtırken, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek tek yıllık savunma artışı talebi olarak öne çıktı.
Bütçe planında, 2026 mali yılı için öngörülen savunma harcamalarının 1 trilyon dolar seviyesinin üzerine çıkarılarak yaklaşık 1,5 trilyon dolara yükseltilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, Pentagon için 1,1 trilyon dolarlık ana bütçe yetkisi talep edilirken, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının finansmanı için 350 milyar dolarlık ek kaynak ayrılması öngörülüyor.
Taslakta savunma dışı isteğe bağlı harcamalarda ise yaklaşık 73 milyar dolar (%10) düzeyinde kesinti planlanıyor. Bu yönüyle teklif, kamu harcamalarında önceliklerin güvenlik eksenine kaydırıldığını ortaya koyuyor.
Siyasi riskler gündemde
Kasım ayında yapılacak kritik ara seçimler öncesinde açıklanan bu bütçe önerisi, Trump açısından önemli bir siyasi sınav olarak değerlendiriliyor. Kamuoyu yoklamalarının, Amerikan halkının İran’daki savaşın seyrine ilişkin yeterince ikna olmadığını göstermesi, savunma harcamalarındaki sert artışın siyasi riskini artırıyor.
Öte yandan, federal bürokrasinin küçültülmesi ve yerel programların daraltılmasına yönelik adımların seçmen tabanında yarattığı rahatsızlık, Kongre’deki Cumhuriyetçiler açısından da süreci zorlaştırıyor. Analistler, Cumhuriyetçilerin sosyal harcamalardaki tüm kesintileri desteklemekte isteksiz olabileceğini ancak savunma bütçesindeki artışa daha sıcak yaklaşabileceklerini ifade ediyor.
Hazırlanan bütçe tasarısı, yalnızca bir mali plan olmanın ötesinde, Beyaz Saray’ın ekonomik perspektifini ve küresel stratejik konumlanmasına dair yaklaşımını yansıtan bir yol haritası olarak görülüyor. Özellikle savunma sanayii ve teknoloji yatırımları açısından, bu büyüklükteki talep uzun vadeli kamu desteğinin güçlü bir sinyali olarak yorumlanıyor.


