14.5 C
İstanbul
8 Mayıs 2026, Cuma
Kızılay Web Banner 728X090

Eşref Bitlis’in damadı dilekçeyi verdi! 33 yıllık sır çözülecek mi?

6 yıl önce sır bir şekilde ortadan kaybolan Gülistan Doku olayıyla ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu‘nun çalışmaları karanlıktaki birçok noktayı aydınlatırken kamuoyunda da diğer faili meçhul olayların da aydınlatılması beklentisi oluştu. Bu süreçte Orgeneral Eşref Bitlis’in şüpheli şekilde ölümüne ilişkin davada da, tozlu rafları yerinden oynatacak bir gelişme yaşandı. 17 Şubat 1993’te Ankara semalarında düşen o uçağın içindeki sır, 33 yıl sonra bir dilekçeyle yeniden gündemde.

1993 yılında Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ve beraberindeki 5 silah arkadaşının şehit olduğu uçak kazası, Türkiye’nin faili meçhul dosyalar listesinde tazeliğini koruyor. Nefes gazetesinden Aytunç Erkin’in yazısına göre resmi raporların ‘buzlanma’ dediği, ancak kamuoyu vicdanının ‘suikast’ olarak kodladığı olayla ilgili şehit paşanın damadı Rıza Şahin’den tarihi bir hamle geldi.

Şahin, Mete Yarar’ı tanık gösterdi

Adalet Bakanlığı’na sunulan dilekçede, güvenlik analisti ve emekli Binbaşı Mete Yarar’ın 2013 yılında yaptığı açıklamalar delil olarak sunuldu. Yarar, söz konusu uçak kazasından hemen sonra uçağın kara kutusunun üst düzey bir komutan tarafından dinlendiğini ve bu kayıtların halen devlet arşivlerinde korunduğunu iddia etmişti. Rıza Şahin, bakanlıktan bu gizemli kara kutunun nerede olduğunun ve kayıtları dinleyen komutanın kimliğinin tespit edilmesini istedi. Verdiği dilekçede Şahin şunları yazdı:

“Bilindiği üzere, Faili meçhul dosyaların çözümü amacıyla T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ‘Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’ kurulmuştur. Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek beyefendinin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 1993 yılının Türkiye açısından karanlık bir dönem olduğunu ifade edip bazı dosyaların zaman aşımına uğradığını, ancak ‘Yeni bilgi ve belgeler gelirse bunlarla ilgili çalışmalar yaparız ve sonuna kadar gideriz’ demiştir.”

Ailenin manevi yıkımı da dile getirildi

Dilekçede sadece hukuki talepler değil, bir ailenin yaşadığı derin dram da yer aldı. Eşref Bitlis şehit olduğunda henüz 5 aylık olan torununun, 2023 yılında gerçeği öğrenemeden hayatını kaybettiği vurgulandı. Damat Rıza Şahin, kızı ve eşinin babasız büyümesinin yarattığı manevi yıkımı dile getirdi. “Kızıma olan duygusal ve vicdani görevim gereği, bu vakıa ile ilgili her türlü haber ve açıklamayı önemseyip tahlil etmekte iken tesadüfen açık kaynaklardan 27 Ekim 2013 tarihinde A haberde yayınlanan haberi gördüm” dedi.

ABD’nin planlarını mı bozdu?

Olayın yaşandığı dönemde Bitlis’in yakın çalışma arkadaşı olan merhum Necati Özgen Paşa da daha önceki açıklamalarında, Bitlis ekibinin ABD’nin bölgedeki planlarını bozduğu için hedef alındığını savunmuştu. Dilekçede ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun olayın ‘suikast’ olduğuna dair geçmişteki söylemlerine atıfta bulunularak, yargının artık somut bir adım atması gerektiği belirtildi.

33 yıllık karanlık aydınlanacak mı?

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘yeni bilgi ve belge gelirse sonuna kadar gideriz’ açıklamasının ardından verilen bu dilekçe, 1993 karanlığını aydınlatmak için bir fırsat olarak görülüyor. Gözler şimdi, savcılığın Mete Yarar’ın ifadesine başvurup başvurmayacağına ve yıllardır konuşulan o ‘kara kutu‘nun gün yüzüne çıkarılıp çıkarılmayacağına çevrildi.

TSK’nın 32. Jandarma Genel Komutanı

Eşref Bitlis 1933 tarihinde Malatya’da dünyaya geldi. 17 Şubat 1993 yılında Ankara’da şehit olan Eşref Bitlis, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 32. Jandarma Genel Komutanı’dır. 1952 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirdi, 1954 yılında Polatlı Topçu Okulu’nu bitirerek Teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1966 yılında Kara Harp Akademisi’ni tamamladı. Almanya’da dil eğitimini tamamladıktan sonra 1969 yılında Türk Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun oldu. 1973 yılında Alman Harp Akademisi’ni tamamladı ve bir yıl Kara Harp Akademisi’nde başöğretmen olarak görev yaptı. 1974 yılında Kıbrıs Harekâtı sırasında Albay rütbesiyle Kıbrıs Türk Alayı Komutanlığına atandı. Bu alayın komutanlığını yaparken Kıbrıs Yunan Alayı imha edildi. 1978 yılında Tuğgeneral rütbesine terfi etti ve Bolu Komando Tugayı Komutanlığına atandı. 1982 yılında Tümgeneral rütbesine terfi etti ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986 yılında Korgeneral rütbesine terfi etti. 1988 yılında Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı oldu. 1990 yılında Orgeneral rütbesine terfi etti ve Jandarma Genel Komutanlığı’na atandı.

Eşref Bitlis’in şehit oluşu

Kuzey Irak’ta konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye’den ayrılması gerektiğini ve ABD’nin Kuzey Irak’ta oluşturmaya çalıştığı Kürt Devleti’nin Türkiye’nin zararına olduğunu söylüyordu. Bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri büyükelçiliği tarafından birkaç defa hükûmete şikayet edildiği iddia edildi. 17 Aralık 1992 tarihinde Çekiç Güç’e bağlı Amerikan savaş uçakları, kendilerine bildirildiği halde Irak’ın Selahaddin kentine gitmekte olan Bitlis’in helikopterine taciz uçuşu yaptı ve helikopteri inişe zorladı. Komutanlığı döneminde JİTEM’in kurularak yargısız infazların yapılmasına ve itirafçılarla birlikte silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapılmasına karşı çıktığı da basına yansıdı.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles