Pentagon’un Küba’ya yönelik olası askeri operasyon planlarını sessizce gözden geçirdiği öne sürüldü. Pentagon iddiaları doğrulamazken, Çin olası bir müdahaleye sert tepki gösterdi.
CBS News’ün haberine göre, ABD’li ismi paylaşılmayan yetkililer yaptıkları açıklamada ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken üst düzey ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkililerinin gözlerini Küba’ya çevirdiğini belirtti.
Yetkililer, orduda planlamadan sorumlu kişilerin, geçen haftalarda Küba’ya yönelik hareket planı seçeneklerini “sessizce” gözden geçirdiğini, bu planlar arasında ABD 101’inci Hava İndirme Tümeni’nin yönetiminde, binlerce askerin yer aldığı hava saldırısının bulunduğunu öne sürdü.
Bu incelemelerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın ya da Pentagon’un saldırıyı düzenleme konusunda karara vardıkları anlamına gelmediğini vurgulayan yetkililer, ABD’nin hava ve istihbarat gücü gibi kaynaklarının Orta Doğu’da konuşlu olması ve İran ile gerilimin yeniden tırmanması nedeniyle odağın Küba’ya kaydırılmasının şu anda olası olmadığını savundu.
Öte yandan konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililer, Trump’ın, İran konusunda ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile bazı konularda gerilim yaşadığını, “yılın başında İran’ın nükleer programını kısıtlama teklifini reddederek” gerilimin uzamasına yol açtığı konusunda hayal kırıklığını dile getirdiğini iddia etti.
Yetkililer, Hegseth’in İran’a karşı “daha yüzleşmeci bir tavrı” teşvik ettiğini, ancak sürecin giderek uzaması ve karmaşık hale gelmesi nedeniyle bu durumun Trump’ı memnun etmediğini belirtti.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, konuya ilişkin açıklamasında Trump’ın Hegseth ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Brad Cooper’ın liderliğiyle “gurur duyduğunu” ifade etti.
Pentagon Basın Sözcüsü Vekili Joel Valdez ise “varsayımsal askeri operasyonlara ve Hegseth ile Trump’ın özel görüşmelerine ilişkin yorum yapmayacakları” açıklamasını yaptı.
“Çin buna kesinlikle karşı çıkmaktadır”
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, günlük basın toplantısında basın mensuplarının, Pentagon’un Küba’ya yönelik askeri seçenekleri “sessizce” değerlendirdiği iddiasına ilişkin sorusunu yanıtladı.
Lin, bu konudan haberdar olduklarını belirterek “Uluslararası ilişkilerde güç kullanılması ya da tehdidi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ciddi ihlalidir ve küresel ile bölgesel barış ve istikrarı tehlikeye atmaktadır. Çin buna kesinlikle karşı çıkmaktadır.” ifadesini kullandı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, “ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ambargonun sona erdirilmesinin gerekliliği” başlığıyla düzenlenen toplantının devam etmesi için varılan oy birliğinin, “Havana yönetimine uluslararası desteği gösterir nitelikte olduğunu” dile getiren Lin, şunları kaydetti:
“ABD’nin, Küba’ya yönelik askeri tehditlerini ve her türlü ablukasını derhal sonlandırması gerekmektedir. Çin, Küba’nın ulusal egemenliğini korumaya yönelik ve dış müdahaleye karşı tutumunu sürdürecektir.”
ABD ile Küba arasındaki kriz
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak’ta Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Beyaz Saray, bu kararın, Küba’nın “zararlı eylem ve politikalarına” karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu.
Küba ile ilgili açıklamalarında, İran’dan sonra bu ülkeye yönelerek Havana yönetimiyle görüşeceklerini ifade eden Trump, Küba’nın “çökmüş bir devlet” olduğunu ve ancak ABD’nin bu ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunları çözebileceğini öne sürmüştü.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD’nin ülkesine askeri olarak müdahalede bulunmak için “bahane” aradığını vurgulayarak, böyle bir durumda bölgenin “kan gölüne döneceği” uyarısı yapmıştı.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 23 Haziran’da Küba ekonomisini domine eden ve ordunun kontrolünde faaliyet gösteren GAESA adlı holding ile bağlantılı şirketleri yaptırım listesine eklediklerini açıklamış, söz konusu yapının Küba halkının kaynaklarını “çalarak” kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını savunmuştu.


