İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran yönetimiyle diplomatik bir uzlaşmaya varılmasının mümkün olmadığını savunarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik yeni ekonomik baskı hamlesine destek verdi. Netanyahu, İran konusunda diplomasi seçeneğine mesafeli dururken, Washington’ın ekonomik yaptırım politikasını güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Netanyahu: İran’la anlaşma mümkün değil
Netanyahu, Trump’la gerçekleştirdiği son görüşmede İran’la diplomasi ihtimalini değerlendirdiklerini açıkladı. İsrail Başbakanı, Tahran yönetimine yönelik sert açıklamalarda bulunarak, “Bir anlaşmaya varılabileceğini sanmıyorum” ifadelerini kullandı.
İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan bir İsrail yerleşiminde düzenlenen etkinlikte konuşan Netanyahu, İran yönetimiyle uzlaşma sağlanabileceğine inanmadığını yineledi.
İran’ın nükleer anlaşmasına da karşı çıkmıştı
İsrail Başbakanı, uzun süredir İran’la diplomatik çözüm arayışlarına karşı bir tutum sergiliyor. Netanyahu, 2015 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmaya da açık şekilde itiraz etmişti.
Bununla birlikte Netanyahu, Trump yönetiminin İran’la müzakere yürütmeye çalıştığı süreçte ABD Başkanı’na yönelik kamuoyu önünde doğrudan eleştirilerden kaçınmıştı.
Trump ise şubat ayının sonunda İsrail ile birlikte İran’a karşı ortak saldırıya katılmış, ancak savaşın petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açması ve ABD kamuoyundaki yoğun tepki nedeniyle nisanda ateşkesi kabul etmişti.
Trump’ın ekonomik baskı planına güçlü destek
ABD Başkanı Trump, pazartesi günü İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlayan “ekonomik D-Day” kampanyasını açıkladı. Trump’ın, Tahran’ın talepleri kabul etmemesinden rahatsızlık duyduğu ancak buna rağmen yeniden geniş kapsamlı bir savaşa girme konusunda isteksiz olduğu ifade ediliyor.
Netanyahu ise Trump’ın ekonomik baskı politikasını “üçüncü seçenek” olarak tanımladı. İsrail Başbakanı, ABD Başkanı’nın bu yöntemi “çok, çok, çok güçlü” şekilde hayata geçirdiğini söyledi.
Netanyahu ayrıca Washington’ın yalnızca İran’ı hedef almakla yetinmemesi gerektiğini belirterek, İran yönetimine destek sağlayan aktörlere yönelik baskının da büyük önem taşıdığını vurguladı.


