İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında ‘rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Sabah saatlerinde eş zamanlı düzenlenen operasyonda 11 şüpheli gözaltına alınırken, Halk TV’ye ve Mahiroğlu’nun ilişkili olduğu diğer şirketlere TMSF kayyım olarak atandı.
POLİS HALK TV BİNASINDA
Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlenirken gelişmeyi duyuran Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi. Mahiroğlu paylaşımında “Butlan lideri Kılıçdaroglu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” dedi.
MAHİROĞLU HAKKINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cafer Mahiroğlu hakkında ‘rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Cafer Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldı. Dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait olduğu ya da şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı tespit edildi.
‘MALVARLIĞI EDİNİMLERİYLE GELİRLER ARASINDA UYUMSUZLUKLAR OLDUĞU BELİRLENDİ’
MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin lira olduğu belirlendi. Mahiroğlu’nun şahsi banka hesaplarında yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin lira para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin lira para çıkışı gerçekleştiği belirlendi. Ayrıca şüphelinin yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri de incelemeye alındı ve ilgili finansal hareketlerde yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildi.
Mahiroğlu’nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu ve malvarlığı edinimleriyle beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğu belirlendi.
11 KİŞİ GÖZALTINDA, TMSF KAYYIM OLARAK ATANDI
Ayrıca Mahiroğlu hakkında, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan aranma kaydı bulunduğu ve yurt dışına çıktığı tespit edildi. 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, düzenlenen eş zamanlı operasyonda Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen’in gözaltına alındığı öğrenildi.
Şüpheliler Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul’un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut’un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu’nun ise firari olduğu belirlendi.
Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere TMSF’nin kayyım olarak atandığı belirtildi.
İSTANBUL CUMHURİYETT BAŞSAVCILIĞI’NDAN AÇIKLAMA
Halk TV’ye, “Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarına ilişkin soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüpheli Cafer MAHİROĞLU hakkında “Rüşvet, İhaleye Fesat Karıştırma ve Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin (VKN: 1911178311) kurulmasını sağladığı, şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14.464.000 TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı tespit edilmiştir.
MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Cafer Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30.352.037.389,15 TL olduğu tespit edilmiştir.
Şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1.062.260.003,28 TL para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1.118.591.033,88 TL para çıkışı gerçekleştiği belirlenmiştir.
Ayrıca şüphelinin yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferleri de incelemeye alınmış; ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edilmiştir.
Şüpheli Cafer Mahiroğlu’nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu; malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında “İhaleye Fesat Karıştırma” suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10.03.2025 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş olup 14.10.2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4’ünün yurt dışında bulunduğu, 1’inin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmaları devam etmektedir.
Yine şüpheli Cafer Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla El konulmuş ve TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir. Soruşturma, tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir.”
DENİZ BAYRAMOĞLU: YAYIN DURDURULDU
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabah saat 05.30 sıralarında polis ekipleri girdi. Kanala kayyım atandığı ve yayınların durdurulduğu bildirildi. Bina çevresindeki yol trafiğe kapatılırken çalışanların içeri girmesine izin verilmedi. Operasyon sonrasında aralarında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu’nun da bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Sabah saatlerinde Halk TV’ye polis ekiplerinin girmesinin ardından binadaki son gelişmeleri aktaran Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu yayının durdurulmasına ilişkin ise, “Halk TV Genel Yayın Yönemeni Suat Toktaş kayyum heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Halk TV yayını durduruldu.” diye konuştu.
Saat 06.00’da yayımlanması planlanan “Süheyla Demir ile Günaydın Türkiye” programı başlayamadı. Saat 06.30 itibarıyla ise Halk TV ekranlarında “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” programının tekrarının yayımlandığı aktarıldı.
ÖZGÜR ÖZEL: MİLLET KAZANACAK
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Özel, “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir” diyerek tepki gösterdi. Halk TV çalışanlarının yanında olduklarını belirten Özel, “Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek” ifadelerini kullandı.
Özel sosyal medyadan şunları yazdı: “Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.
Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek!”
KILIÇDAROĞLU HEDEF ALMIŞTI
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, KRT’de katıldığı canlı yayında Halk TV’yi hedef göstermiş ve “24 saat yalan haber yapmak”la suçlamıştı. “Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?” diye soran Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi RTÜK’e şikayet ettiklerini de açıklamıştı:
“Halk TV var biliyorsunuz, Halk TV sahibi falan. Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor? Sahibi yabancı ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon sahibi dünyanın hangi ülkesinde var? Hangi ülkesinde var? Günün 24 saati yalan haber yapıyor, günün 24 saati. İzlemiyorum ben. Olmaz, olmaz. Doğru haber vereceksiniz. Yalan haber yapıyor. RTÜK’e bizim arkadaşlar ‘Ya bu yalandır’ diye söylediler. RTÜK, ‘Bizim görev alanımıza girmez’ diye bize bir yazı yazdı. E, görev alanına girmiyorsa istediği gibi yayın yapsın. Yayın yapıyor.”
KILIÇDAROĞLU’NA SERT TEPKİ
Mahiroğlu ise Kılıçdaroğlu’nun kanalı hedef alan açıklamalarına sert tepki göstermiş, Kılıçdaroğlu”na “Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın” diye seslenmişti.
HALK TV’YE İBRAHİM PAŞALI ATANDI
Halk TV’ye düzenlenen polis operasyonunun ardından kanalın yönetimine yine tanıdık bir isim getirildi.
Daha önce Flash Haber ve TELE1 başta olmak üzere farklı medya kuruluşlarının kayyum süreçlerinde görev alan İbrahim Paşalı, bu kez Halk TV’nin başına geçti.
CHP’DEN HALK TV ELEŞTİRLERİNE OLAY SAVUNMA
Halk TV’ye yönelik operasyonun ardından Kılıçdaroğlu’na yöneltilen eleştirilere ilişkin Odatv’ye konuşan CHP’li Yıldırım Kaya, eski genel başkanı savundu.
Kaya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kemal Kılıçdaroğlu kadar başlarına taş düşsün. Bugüne kadar biz hiçbir açıklamamıza yer vermediler ama buna rağmen basının susturulmasını biz doğru bulmayız”
Kaya’nın açıklamasında kullandığı ifadeler kadar, Halk TV’nin daha önce kendi açıklamalarına yer vermediğini özellikle vurgulaması da öne çıktı. Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilere sert tepki gösteren Kaya, buna rağmen televizyon kanalının susturulmasını doğru bulmadığını söyledi.
CAFER MAHİROĞLU İÇİN DE KONUŞTU: NE YAPIYORLARSA YAPSINLAR
Yıldırım Kaya, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen adli sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Mahiroğlu hakkındaki işlemlerle televizyon kanalının faaliyetlerinin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini savundu.
Kaya, şu sözleri kullandı:
“Aranan birisi yurt dışında, sahibi; bulsunlar sahibini, sahibine ne yapıyorlarsa yapsınlar. Kurumun kapısına kilit vurmak bu değil”
Kaya’nın bu çıkışı, Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyum kararının yanı sıra kanalın sahibi hakkındaki soruşturmanın da siyasi tartışmaların merkezinde olduğunu ortaya koydu.


