“Casperlar” olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 145’i tutuklu 223 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin yeni detaylarına ulaşıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 154 kişi mağdur-müşteki, 7 kişi “maktul”, 223 kişi ise “şüpheli” olarak yer aldı.
“Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın elebaşı olduğu “Casperlar” suç örgütünün eylem ve faaliyetlerinin sürekliliğini sağlama adına örgüte üye kazandırma noktasında zorluk yaşamadığı aktarılan iddianamede, 15-25 yaş arası yaşı küçük ve genç bireylerin, örgütün eylem ve faaliyetlerine katılımının çok kolay olduğu anlatıldı.
Örgüt mensuplarının katılma süreçlerinde ana motivasyonun para olduğu belirtilen iddianamede, yaşı küçük ve genç bireylerin başta sosyal medya ve televizyon kanalları vasıtasıyla özendikleri ve gençliğin vermiş olduğu heyecan içerisinde oldukları kaydedildi.
İddianamede, “Eyleme iştirak eden çoğu örgüt mensubunun ‘tek hamlelik vurgun’ olarak nitelendirdikleri eylem başı ortalama 10 bin ile 50 bin lira arasında bir para vaadi karşılığında eyleme iştirak ettikleri anlaşılmıştır. Çoğu örgüt mensubuna bu paradan kısmi olan 4 bin ile 5 bin liranın, başkaca örgüt mensubu ya da üçüncü şahısların banka hesapları üzerinden para transferleri yaptıkları değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Ancak suça sürüklenen çocuklar ve şüphelilerin ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, vaadedilen paranın örgüt elebaşı ve yöneticilerince verilmediği aktarılan iddianamede, eylemi gerçekleştiren örgüt mensuplarının ya paralarını alamadığı ya da eylem sonrasında yakalandıklarının birçok soruşturma içeriğinden anlaşıldığı ifade edildi.
İddianamede, “Özellikle 15-25 yaş arası yaşı küçük ve genç bireylerden oluşan örgüt mensupları ve bir kısım örgüt yöneticilerinin, ailevi sorunları olan gençlerden oluştuğu, anne-baba boşanma/ayrı yaşam süreçlerinden sonra savrulan şahısların örgüte katılım noktasında gerek ekonomik sıkıntıları giderme, gerekse de sosyal hayat içerisinde saygın bir yer edinme isteklerinin örgütün eleman temin etme sürecini oldukça kolaylaştırdığı tespit edilmiştir.” değerlendirmesi yapıldı.
Örgüt mensuplarının çoğunun Bahçelievler ilçesi Şirinevler, Yenibosna merkezli mahallelerin sakinleri olduğu aktarılan iddianamede, örgütün, eylem ve faaliyetlerinin durdurulması noktasında yürütülen etkin ve kararlı operasyonlar neticesinde Bahçelievler ilçesi ve civarından eleman temini noktasında zorluk yaşadığı, örgütün eylem ve faaliyetlerinin sürekliliğini sağlama noktasında yabancı uyruklu şahısların eylemlerde kullanılmaya başlandığı kaydedildi.
Olayların aydınlatılma süreci ile yabancı uyruklu şahısların yakalandıkları, akabinde örgüte üst düzey bağlılık göstermedikleri, menfaat odaklı örgüt adına hareket ettiklerinin değerlendirildiği belirtilen iddianamede, örgütün hareket tarzını değiştirerek, gerek ekonomik nedenlerle, gerekse de kendini kanıtlama çabasında olan genç bireylerin sosyal medya üzerinden örgüt elebaşı ve yöneticilerine ulaşmak suretiyle kendi tabirleri ile iş istedikleri anlatıldı.
“Örgüt üyelerine motosiklet, para, silah, uyuşturucu madde vaadi”
İddianamede, şu ifadeler yer aldı:
“Örgüt elebaşısı ve yöneticileri, motosikleti sürecek örgüt mensubu ile motosiklet arkasında bulunacak tetikçiyi birbirini tanımayan ayrı hücre olacak şekilde planlamıştır. Yine birbirini tanımayan bu iki hücreye motosiklet ve eylem silahının teminini yapan başkaca örgüt mensuplarınca da farklı zaman ve yerlerde birbirini tanımayan hücreler oluşturarak, yürütülecek çalışmalara karşı koymak adına şahısları internet tabanlı iletişim programları ile sosyal medya platformları üzerinden yönlendirdikleri anlaşılmıştır. Bahse konu kapalı hücre tipi yapılanmanın deşifresinin oldukça zor olduğu ancak kolluk kuvvetleri ile yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde soruşturmalara konu eylemlerin aydınlatıldığı, bu yapılanma ve hareket tarzına ilişkin olarak da etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren çok sayıda örgüt üyesi şüphelinin bulunduğu tespit edilmiştir.”
İddianamede, “Casperlar” silahlı suç örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen soruşturmalar neticesinde, örgütün eleman temin etme noktasında artık fazlasıyla zorluk yaşadığı, İstanbul dışında ailevi sorunları olan, kendini ispat etme davranışı sergileyerek, kendine toplum içerisinde bir konum alma amacıyla davranışlarda bulunan yaşı küçük şahısları kullandıklarına işaret edildi.
Suça sürüklenen çocukların aslen eylemi gerçekleştiren unsurlar olduğu bildirilen iddianamede, kendilerine verilen görevleri yerine getirmeleri ile bahse konu eylemlerin gerçekleştiği kaydedildi.
İddianamede, örgüt elebaşı ve yönetici kadrosunun motivasyon unsuru olarak örgüte yeni katılacak üyeler ile eylemlerde yer alacak örgüt üyelerine motosiklet, para, silah, uyuşturucu madde vadettikleri ifade edildi.
Örgüt propagandasının yapıldığı 82 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
Suç örgütünün elebaşı ve yönetici kadrosunun yönettiği sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin görüntü kayıtlarının bulunduğu ve örgütün devamlılığını sağlamak ve örgüt üyelerini bir arada tutmak için hazırladıkları video kayıtlarını paylaştıkları kaydedilen iddianamede, paylaşımların özellikle 16-25 yaş arası şahıslar arasında hızlı bir şekilde yayıldığı ve bahse konu yaş grubu aralığında yer alan kişileri örgüte kazandırmada veya örgüte karşı en azından sempati duyma konusunda etkili olduğu vurgulandı.
İddianamede, şu bilgiler yer aldı:
“Suç örgütünün elebaşı ve yönetici kadrosunun yapmış olduğu paylaşımların içeriğini platformlarda ve ulusal televizyon kanallarında yer alan ve hayal ürünü olan suç konulu dizi ve filmlerden alıntılar yaparak doldurdukları ve bu şekilde 16-25 yaş grubu arasında etkili olmaya çalıştıkları anlaşılmıştır. Bu kapsamda da fiziksel ve ruhsal sorunlar etkisinde kalan çocuk ve genç bireylerin kendini ispatlama güdüsüyle de hareket etmek suretiyle örgüte katılım için gönüllü oldukları, örgüt içerisinde kendilerine sunulacağı söylenen hayata ulaşmak amacıyla örgüt elebaşısı ve yöneticilerine mutlak bir bağlılık göstererek, örgüt kadrosu tarafından kendisine verilen talimatları mutlak bir disiplin içerisinde yerine getirdikleri anlaşılmaktadır. Bu itibar ile de örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı şüphesiz açıktır.”
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgüt elebaşı ve yöneticilerinin kullandığı ve örgüt propagandasının yapıldığı 82 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği bilgisi de verildi.
Sosyal medya üzerinden birbirlerine övgü mahiyetinde paylaşımlar yapmışlar
İddianamede, “Casperlar” silahlı suç örgütünün eylemlerini gerçekleştirdikleri suç unsurlarını örgütün hücre evi olarak tabir edilen evlerde sakladıkları, eylemlerin hücre evlerinde tasarlandığı, eylemlerde yer alan örgüt üyelerinin de hücre evlerinden hareket ettikleri anlatıldı.
Hücre evlerinin genel olarak Bahçelievler ve Esenyurt ilçelerinde bulunduğunun tespit edildiği kaydedilen iddianamade, “Örgütün elebaşısı ve yönetici kadrosunun hücre evlerini genel olarak kısa süreli kiralanabilen evlerden seçtikleri, örgüte ait silahların hücre evlerinde bulunduğu ve firari örgüt üyelerinin bu hücre evlerinde saklanmaya çalıştığı yürütülen soruşturmalar kapsamında anlaşılmıştır.” denildi.
İddianamede, örgüt kadrosunun yönettiği sosyal medya hesapları üzerinden, gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin görüntüler ile örgütün devamlılığını sağlamak ve üyelerini bir arada tutmak için hazırladıkları video kayıtlarını paylaştıklarının tespit edildiği aktarılan iddianamede, örgüt üyelerinin birbirleri hakkında destek ve övgü mahiyetindeki paylaşımlarına da yer verildi.
“Haraç, sokağın hakkı, ceza, mahkum doyurma” adı altında yağma girişimi
İddianamede, suç örgütünün Bağcılar, Bahçelievler, Sultangazi ve Kadıköy ilçelerinde çok sayıda esnaf, iş insanı ve iş yerlerine yönelik “haraç, sokağın hakkı, ceza, mahkum doyurma” adı altında yağma girişiminde bulundukları aktarıldı.
Çok sayıda iş insanı veya esnafın yabancı ülke kodlu numaralardan aranarak ilk temasın örgütün elebaşı ve yönetici kadrosu tarafından sağlandığı ifade edilen iddianamede, temasın örgüt adının kullanılarak gerçekleştiği, müştekilerin sindirilmeye çalışıldığı anlatıldı.
İddianamede, örgütün korkutucu gücünü hissettirmek amacıyla müştekilere ait iş yerlerine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirdikleri ve bu şekilde örgütün devamlılığını sağlamak amacıyla örgüte gelir elde etmeyi hedefledikleri belirtildi.
“Patates hat” üzerinden iletişim
İddianamede, “Casperlar silahlı suç örgütü elebaşı ve yönetici kadrosu ile üyelerinin örgütün eylem ve menfaatlerinin sürekliliği sağlama ve yürütülecek çalışmalara karşı koyma adına yurt dışı menşei numara, internet tabanlı uygulamalar ve patates hat diye tabir edilen hatlar, yabancı uyruklu şahıslar adına çıkartılmış. GSM hatları üzerinden gerek kendi aralarında iletişim kurmak, gerekse de müştekileri tehdit amacıyla iletişim aracı olarak kullandıkları anlaşılmıştır. Yine örgüt üyelerinin eylem sırasında maske kullandıkları ve kapüşonlu kıyafetler tercih ettikleri ve yüzlerini saklamak amacıyla azami özen gösterdikleri tespit edilmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Yapılan aramalar sonucunda çok sayıda silahın ele geçirildiği, bir kısım silahlar ile olay yerlerinden elde edilen kovanların eşleştiği, bu kapsamda bir kısım olayların aydınlatılarak faillerin yakalanmasının sağlandığı, ayrıca kar maskesi, eldiven, kask ve el telsizinin de ele geçirildiği bildirildi.
İddianamede, çalıntı-ikiz araç plakaları, çalıntı motosikletlerin de ele geçirildiği, polis yeleği, kelepçe, polis rozeti ve polis üniformalarının da ele geçirilenler arasında bulunduğu bilgisi verildi.
İddianamenin değerlendirilmesi devam ediyor
Örgüt elebaşının İsmail Atız, yöneticilerinin ise İsmayil Göleli, Hüseyin Kaan Akkuş, İsa Doğan, Mehmet Erhan Atız, Serhat Başakçi ve Süleyman Doğan olduğu kaydedilen iddianamede, bu kişilerin eylem planlaması, silah temini, hücre evi organizasyonu, üye kazanımı, tehdit ve yağma süreçlerinin yönetimi konularında aktif rol aldığı kaydedildi.
İddianamede, şüphelilerin “suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç işlemek amacıyla kurulan silahlı suç örgütüne üye olma”, “örgüt propagandası yapma”, “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs etme”, “nitelikli yağma”, “nitelikli hırsızlık”, “silahlı tehdit”, “mala zarar verme”, “6136 Sayılı Kanun’a muhalefet etme”, “genel güvenliği kasten tehlikeye sokma”, “kasten yaralama”, “silahla kasten yaralama”, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma”, “kasten yangın çıkarma” ve “resmi belgede sahtecilik” gibi suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.
Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.


