14.6 C
İstanbul
3 Nisan 2026, Cuma
Kızılay Web Banner 728X090

İran’dan anlaşma teklifi: Hürmüz ve nükleer taviz masada

İran’ın 2013-2021 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten ve nükleer anlaşmanın mimarlarından biri olan Cevad Zarif, Amerikan Foreign Affairs dergisinde yayımlanan makalesiyle yeniden gündem oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran’ı taş devrine döndüreceğiz” tehditlerinin gölgesinde konuşan Zarif, Tahran’ın sanılanın aksine sahada “üstünlük” sahibi olduğunu iddia etti. Rejimin sahadaki son durumu bir pazarlık kozu olarak kullanması gerektiğini söyledi.

Yeni teklif: Hürmüz Boğazı ve nükleer taviz masada

Zarif’in sunduğu teklif, küresel enerji piyasalarını kilitleyen Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve nükleer program üzerindeki sınırlamaları içeriyor. Buna karşılık ABD’den tüm yaptırımların kaldırılmasını talep eden eski Bakan, “Teklifim Washington’un daha önce kabul etmediği ancak mevcut şartlarda evet diyebileceği bir anlaşmadır” ifadesini kullandı.

İranlı yetkili ayrıca, iki ülke arasında 1979’dan beri kopuk olan ilişkilerin onarılması için bir “saldırmazlık paktı” kurulması gerektiğini ileri sürdü.

“Türkiye ve bölgeyle güvenlik hattı kuralım”

Savaşın sona ermesi için Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın da dahil olduğu geniş kapsamlı bir bölgesel güvenlik ağı kurulmasını öneren Zarif şunları yazdı:

“Barış planının bir parçası olarak İran, Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Katar, Bahreyn, Umman ve Yemen. BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleriyle ve Türkiye, Mısır, Pakistan ile birlikte bölgesel bir güvenlik ağı üzerinde işbirliğine başlamalıdır. Söz konusu ağ, saldırganlık önleme ve Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi garanti altına alacaktır.”

“Savaş tatmin edici ama yıkıcı”

İran elitleri arasındaki ılımlı kanadı temsil eden Zarif, makalesinde “Trump’ın pervasız saldırganlığından öfkelenen bir İranlı olarak bu planı açıklarken kararsızım” dedi. Ancak gerçekçi bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmedi:

“ABD ve İsrail ile savaşmaya devam etmek psikolojik olarak tatmin edici olsa da, bu sadece sivil hayatların ve altyapının daha fazla tahrip olmasına yol açacaktır.”

Trump’a ‘altın tepside’ çıkış yolu

Donald Trump’ın “İran’ı taş devrine döndürme” tehditlerini eleştiren Zarif, buna rağmen ABD Başkanı’nın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik sıkışmışlığın bir fırsat olabileceğine işaret etti.

Zarif’e göre, önerdiği barış planı Trump’ın “büyük hesap hatasını” kalıcı bir zafer gibi sunmasına imkan tanıyabilir. Eski bakan nihai çözüm için bölgede Çin ve Rusya gibi aktörlerin garantörlüğünde, uranyum zenginleştirme konsorsiyumu ve bölgesel bir güvenlik ağı kurulması gerektiğini ileri sürdü.

“Savaş nasıl biter?”

Türkiye gazetesinin haberine göre, Zarif, makalesinde 28 Şubat’ta başlayan savaşın geldiği noktayı değerlendirirken, ABD ve İsrail’in İran hükümetini devirme planlarının başarısız olduğunu iddia etti:

“Tahran, üstünlüğünü savaşmaya devam etmek için değil, zafer ilan etmek ve hem bu çatışmayı sona erdirecek hem de bir sonrakini önleyecek bir anlaşma yapmak için kullanmalıdır. Tüm yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programa sınırlama getirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı teklif etmelidir. Bu, Washington’un daha önce kabul etmediği ancak şimdi kabul edebileceği bir anlaşmadır.

ABD ve İsrail’e karşı savaşmaya devam etmek psikolojik olarak tatmin edici olsa da, bu sadece sivil hayatların ve altyapının daha da tahrip edilmesine yol açacaktır. İran, ABD ile karşılıklı bir saldırmazlık paktı kabul etmeye hazır olmalı ve ekonomik işbirliği teklif etmelidir. Bu sonuçlar, yetkililerin ülkelerini korumaya daha az, halkın hayati koşullarını iyileştirmeye daha fazla odaklanmalarını sağlayacaktır.”

“ABD’ye yardım ettik”

Zarif, makalesinin “Zaferi Kazanın” başlıklı bölümünde, ABD’nin İran’ı her fırsatta yarı yolda bıraktığına değindi:

“Milenyumun başından beri İran halkı, ABD’li yetkililer tarafından defalarca ihanete uğradı. 11 Eylül sonrası Afganistan’da El Kaide’ye karşı ABD’ye yardım ettik ancak George W. Bush bizi ‘kötülük ekseni’ne dahil etti. Obama ile nükleer anlaşma imzaladık, kurallara titizlikle uyduk ama küresel ekonomiyle bağ kurmamıza izin verilmedi. Trump geldi, anlaşmayı parçaladı ve 90 milyon insanımızı yoksullaştırmak için acımasız bir ‘maksimum baskı’ kampanyası başlattı. Bu politikalar, diplomasi sözü veren Biden döneminde de değişmedi.

“Beyaz Saray yeni bir anlaşma istediğini söyledi, biz en yetkin uzmanlarımızı gönderdik. Ancak Trump, deneyimli elçiler yerine jeopolitikten habersiz iki emlak geliştiricisi yakınını damadı Jared Kushner ve golf arkadaşı Steve Witkoff’u gönderdi. İran’ın sunduğu cömert teklifleri anlayamadıklarında ise Beyaz Saray, sivillere karşı büyük çaplı bir saldırı başlattı.”

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles