13.4 C
İstanbul
20 Şubat 2026, Cuma
Kızılay Web Banner 728X090

Şimşek: Vergi artışı gündemimizde yok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı NTV canlı yayınında, ekonomiye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Şimşek, Türkiye’ye büyük bir yatırımcı ilgisi gördüklerini belirtirken, “Yabancı yatırımcıda ilk kez bu kadar ilgi görüyorum” dedi.

“Türkiye’de politikaya ilişkin öngörülebilirlikte ciddi bir artış” olduğunu söyleyen Şimşek, “Türkiye’nin politikaları tutarlı. Türkiye’nin kamu borcu düşük. Bütçe disiplinini çok hızlı sağlayarak rüştümüzü ispat ettik” diye belirtti.

Şimşek “Küresel ekonomi yaşadığımız belirsizlikler, sistem mimarisindeki birtakım sıkıntılara rağmen epey dirençli. Geçen yıl yüzde 3,2 oranında büyüdü. Önemli belirsizliklerin yaşandığı bir dönem geçti. İçinden geçtiğimiz konjonktürü dikkate alırsak makul büyüme. Risk iştahı büyümeye göre güçlü. Gelişmekte olan ülkeler daha hızlı büyüyor.” dedi.

Şimşek “İran’la ilgili belirsizlikler ortadan kalktıktan sonra, enerjide fiyatlar düşecek. Bu Türkiye’ye dezenflasyona, büyümeye olumlu yansıyacak” ifadesini kullandı.

“Türkiye’ye yoğun ilgi var”

Türkiye’nin Avrupa’dan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Şimşek “Türkiye’ye gerçekten ilgi büyük. Ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong’a gittik. 800 yatırımcıyla görüşmeler gerçekleştirdim. Ben mesela, daha önce de 2007-2018 yılına kadar sık sık seyahat ederdim. İlk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum. En son bu yoğunluktaki ilgiyi 2013’te hatırlıyorum. Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok. Dezenflasyon var, büyüme çok dirençli. Dünyada yeni sistem mimarisi konuşuluyor. Bizim gibi orta büyüklüğündeki ekonomilere daha yoğun ilgi var. Türkiye’ye güvenlik penceresinden bakılınca NATO’nun en güçlü ikinci üyelerinden birisi. Avrupa’nın güvenliği Türkiye’den bağımsız düşünülemeyeceği gibi, bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye önemli başarı elde etti”

Şimşek “Programın geleceğine, siyasi sahiplenilmesine ilişkin spekülasyonlar artık bir karşılık bulmuyor. Türkiye önemli başarı elde etti. Deprem yaraları sarılırken dengesizlikler yönetildi. İlk evre risklerin yönetilmesi evresiydi. İkinci evre, dengesizlikleri giderdiğimiz evreydi ve sona erdi. Bu coğrafyada sizin sürekli tampon inşa etmeniz lazım. Bir şekilde rezerv biriktirmeniz, yükümlülükleri azaltmanız lazım. Dayanıklılığa yatırım yapılması lazım. Faiz dışı fazlaya geçtik. 100 TL borç ödeyip 135 lira borç almışız. Özel sektöre daha az kaynak kalıyordu. Bu sene 100 lira borç ödeyeceğiz, 80 lira borç alacağız. 100 liralık borca karşılık daha az borçlanacağız. Bu niye önemli, dengesizlikleri gidermenin sonuçları. Cari açıkta önemli dengesizlikler var. Türkiye’nin yumuşak karnı dış açık vermesidir, bu yeni bir konu değil. Dış dengede de inanılmaz düzelme başladı. Cari fazla iddiamız için biraz erken, o yapısal dönüşüm gerektiriyor, yapısal dönüşümü de başaracağız.” dedi.

“KKM’den başarılı çıkış yaptık”

“KKM’den başarılı bir çıkış yaptık” diyen Şimşek sözlerine şöyle devam etti:

“Devletin yükümlülüğüydü. Kurun gitmesi halinde kamu yükümlülükle karşı karşıya kalıyordu, dezenflasyonu zorlaştırıyordu. 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemek bizim için en kritik meydan okumaydı. 2024’ün ikinci yarısından sonra dezenflasyon başladı. Enflasyonu 2024’ü yüzde 44 civarı, 2025’i de yüzde 30 civarında bitirdik. En önemli dengesizlik enflasyon şu anda. Programı uygulamaya devam ediyoruz, zaman alıyor. Enflasyon şok öncesi döneme dönmesi 3,4 yıl alıyor. Bizim programın gerçek anlamda dezenflasyondan bahsediyorum, para politikasının inşası ve maliye politikasında disiplin sağlamamız zaman aldı.”

“Türkiye’nin risk primi düşüyor. Türkiye şu an çok daha yüksek bir kredi notunu hak ediyor” diyen Şimşek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Sabır deyince onu da eleştiriyorlar. Ama kolay bir çözüm yok. Hiçbir ülkenin sorunlarına kestirme çözümler yok. Sabırla ve kararlılıkla bu programın uygulanması lazım. Program mükemmel mi değil, eksikleri var mı? Gideririz.

Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımı da iyileşmeye başladı. Gini katsayısı 2023 sonrasında iyileşiyor. Çalışanlarımızın GSYH’den aldığı pay artıyor.”

“Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz”

Dezenflasyon sürecine değinen Şimşek “Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz, diğer makro sorunlarda önemli ölçüde ilerleme sağlandı” diyen Şimşek “Ocak, şubat ayında mevsimsel etkilerle nispeten yüksek geldi. Burada dezenflasyonda bozulma yok, yavaşlamadan bahsedilebilir. Sebebine inmek lazım. Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs’ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz” açıklamasında bulundu.

“Para politikası dezenflasyonda sınırlı etkiye sahip”

Para politikasına yönelik gelen eleştirileri yanıtlayan Şimşek “Genelde eleştiriler, program para politikasından ibaret. Biz arz yönlü, yapısal dönüşüm kanalından dezenflasyonu çok önemsiyoruz. Biz de para politikasının sınırlı etkiye sahip olduğunu kabul ettik. İmkanlar el verdiği için yeniden değerleme oranını yüzde 25 değil, yüzde 19’un altında belirledik. Akaryakıt, tütün gibi ürünlerde maktu vergileri düşük oranda yüzde 6-7 oranında artırdık. Maliye politikasının devreye girdiği dönemdeyiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım. Deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edildi, 166 bin konut bu senenin ortasında bitecek. 650 bin konut tamamlanmış olacak. Deprem bölgesinde kiralarda reel düşüşler var. Nominal olarak da oldukça mütevazi. 250 bin sosyal konut projesi vardı, başlamıştı, 500 bin daha sosyal konut projesini başlattık. 2-3 yıl içinde 750 bin sosyal konut tabi ki vatandaşımıza sunulmuş olacak. Hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz.” dedi.

Ocak ayında yüksek faiz ödendiğine dair iddialara karşılık Bakan Şimşek “Ocak ayında yüksek faiz ödemesi oldu. Ama niye oldu? 2016’dan itibaren, dönem dönem yeniden ihraç ediliyor. Enflasyona endeksli iç borç senedi ihraç ediyorsunuz. TÜFE endeksli kağıtların önemi şu, kupon önemli değildir. 10 yıl boyunca siz o enflasyon farklarını biriktiriyorsunuz, vadesi gelince de ödüyorsunuz. Ocak faiz ödemelerinin yüzde 53’ü bir tek kâğıdın vadesinden dolmasından kaynaklanıyor. O da 2016’da ihraç edilmiş, yıllarca faiz ödenmemiş, birikmiş ocak ayına denk gelmiş. Buradan hikâye üretmek için cahil ya da kötü niyetli olmak lazım.” söyleminde bulundu.

“Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz”

Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak Şimşek “Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. İstisna, avantajların ekonomik sonuçlar itibarıyla etkili ve verimli olması lazım. Vergide adaleti çok konuştuk. Uzun süredir ilk defa dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı düştü. Ezberler var, onları devam ettiriyorlar, ezberler rakamlarla desteklenmiyor. Bu program arzuladığımız sonuçları vermeye başladı.” ifadesini kullandı.

“Kayıtdışılık, sürdürülebilir değil”

Şimşek, “Kayıtdışılık sıradan bir problem değil. Kayıtdışılıkta kararlıyız. Dijital çağdayız. Bu çağda o kadar çok ayak izi kalıyor ki. Kayıtdışılık, sürdürülebilir değil” derken, vergi kaçıranlara yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğüne değinerek, “Sahte faturaya ilişkin çok ciddi yapay zekâ algoritmalarını devreye aldık. 2 günlük firmanın milyarlarca liralık fatura kesmesi gibi şeyler olmayacak. Türkiye’deki bütün şehirlerdeki bir anlamdaki konut değerleme haritası gibi çalışmalarımız var, işlemleri karşılaştırıyoruz. Gözetim programlarımız var. Yüksek gelirli gruplara yönelik. Kredi kartından tutun, yat, kotra, tekne gibi lükslere ilişkin arkadaşlarım çalışma içinde.” dedi.

Şimşek, “Finansman konusunu çözeceğiz, ihracatçımıza daha güçlü destek vereceğiz. Rekabet gücünü ne belirliyor? Emek yoğunsa işgücü, enerji önemli, finansmana erişim, lojistik önemli. Finansmana erişimi kolaylaştıracağız. Emek yoğun ve zorlanan sektörlere yardımcı oluyoruz. Destek veriyoruz” derken, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Sıkıntılar var. Başlarının çaresine baksınlar demiyoruz. Yapısal boyutunu ihmal etmememiz lazım. Mısırla, Bangladeşle, Hindistanla emek yoğun sektörlerde, basit ürünlerde rekabet etmememiz lazım. Üst segmentlere evrilmesi için bize gelsinler.”

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles