ABD Başkanı Donald Trump, bir ayı geride bırakan savaşta İran’a karşı hedeflerine ulaşamayınca hem kamuoyu tepkisi hem de piyasaların baskısıyla bölgeden kaçış planı yapıyor. ABD basınına göre, Washington İran’da sahadan çekilmeye hazırlanırken, Hürmüz Boğazı’nda oluşacak güç boşluğunun küresel ekonomiyi sarsmasından endişe ediliyor. CNN, Trump yönetiminin “görev tamam” diyerek çıkış planı yaptığını, savaşın bedelinin ise dünyaya ödetileceğini ileri sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yürütülen savaşta geri adım atmaya hazırlandığı ve bu sürecin küresel sonuçlarını müttefiklere bırakabileceği yönündeki değerlendirmeler güçleniyor.
CNN’e göre Washington yönetimi, savaşın sahadaki sonuçlarını çözmeden “görev tamamlandı” diyerek çekilmenin zeminini hazırlıyor.
Avrupa hiç destek vermedi
Savaşın başından itibaren ABD’nin yanında yer almayan Avrupalı müttefikler hem süreçten dışlandıklarını hem de uluslararası hukukun ihlal edildiğini savunmuştu.
Trump ise bu eleştirilere sert bir dille karşılık vererek, enerji arzı konusunda “kendi yağınızda kavrulun” mesajı verdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki sorumluluktan kaçıyor
Trump, savaşın iki ila üç hafta içinde bitebileceğini öne sürerken, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun ABD’nin sorumluluğunda olmayacağını açıkça ifade etti.
Küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, İran’ın kontrol hamleleriyle birlikte savaşın merkezine yerleşmiş durumda. Eğer savaş bu şekilde sona ererse, Tahran yönetimi stratejik bir zafer elde etmiş olacak.
Bu senaryoda İran’ın boğazdan geçen petrol tankerlerinden ücret talep ederek hem ekonomik hem de askeri kapasitesini yeniden inşa etmesi bekleniyor.
Washington’dan sahadaki gerçekliğe zıt açıklamalar
ABD yönetimi içinde de söylem değişikliği dikkat çekiyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth‘in “rejim değişikliği sağlandı” açıklamasına rağmen İran’da mevcut yönetimin hala iktidarda olması, Washington’un sahadaki gerçekliği yeniden tanımlamaya çalıştığı yorumlarına neden oluyor.
Aynı dönemde Trump’ın “verimli görüşmeler yapılıyor” iddiası ise İran tarafından yalanlanmış durumda.
“Çok yakında ayrılıyoruz” demişti
Trump ayrıca ABD’nin İran’dan çekileceğine dair açıklamalarda da bulundu.
İran’daki liderleri ortadan kaldırıp bir anlamda “rejim değişikliğini” yerine getirdiklerini savunan Trump, “İran’da rejim değişikliğini çoktan gerçekleştirdik. Bir rejimi devirdik, sonra ikinci rejimi de devirdik. Şimdi çok farklı bir grup insan var. Bence çok daha makuller, çok daha az radikaller.” yorumunu yapmıştı.
Savaşın bedelini kim ödeyecek?
Ancak bu çıkışın bedeli ağır olabilir. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ya da İran kontrolünde olması, küresel petrol fiyatlarını yükselterek dünya ekonomisini sarsabilecek bir zincirleme etki yaratabilir.
Bu durum, ABD dahil olmak üzere tüm ülkelerde enflasyon baskısını artırabilir ve yeni bir küresel resesyon riskini tetikleyebilir.
Savaşın bir diğer önemli sonucu ise transatlantik ilişkilerde derinleşen çatlaklar. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müttefiklerin savaşa destek vermemesini “hayal kırıklığı” olarak nitelendirirken, Washington’un NATO yükümlülüklerini yeniden değerlendirebileceğinin sinyalini verdi.
Avrupa için zor dönem
Avrupa ülkeleri ise zor bir ikilemle karşı karşıya. Savaşa katılmadılar ancak sonuçlarından kaçamıyorlar. Yükselen enerji fiyatları, ekonomik durgunluk ve olası yeni göç dalgaları kıta için ciddi riskler barındırıyor.
Üstelik Avrupa ordularının mevcut kapasitesi, ABD olmadan Hürmüz Boğazı gibi kritik bir hattı güvence altına almaya yeterli görülmüyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında CNN’in analizine göre, Trump yönetimi savaşın yarattığı jeopolitik ve ekonomik yükten sıyrılmaya çalışırken, ortaya çıkacak faturanın büyük bölümünü müttefiklere ve küresel sisteme bırakmaya hazırlanıyor. Bu da Washington’un savaşı kazanamadan sahadan çekildiği ve ortaya çıkan güç boşluğunun bedelini dünyanın geri kalanının ödeyeceği yönündeki yorumları güçlendiriyor.


