ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süre içinde imzalanacağını öne sürdüğü ABD-İran mutabakat zaptına ilişkin detaylar paylaşıldı.
Axios’a konuşan arabulucu ülkelerden bir diplomat ile bir ABD’li yetkiliye göre, olası ABD-İran mutabakat zaptı, Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir geçiş ücreti olmaksızın derhal yeniden açılmasını ve İran’ın yükümlülüklerine uyması halinde yaptırımlardan kademeli olarak muaf tutulmasını öngörüyor.
Neden önemli?
Mutabakat zaptı, Lübnan’ı da kapsayacak şekilde mevcut ateşkesi 60 gün daha uzatacak. Bu süre zarfında İran’ın nükleer programına ilişkin müzakereler yürütülecek.
Olası metin, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının nasıl ele alınacağına dair genel bir çerçeve sunuyor. Ancak İran’ın nükleer programına ilişkin somut adımlar, daha sonra müzakere edilmesi planlanan ikinci ve daha ayrıntılı bir anlaşmaya bağlı olacak.
Son durum ne?
Anlaşma metninin son halini Axios’a anlatan arabulucu ülkelerden bir diplomat, “ABD ve İran anlaşma metni üzerinde uzlaştı” dedi. Ancak anlaşmanın hala nihai siyasi onaya ihtiyaç duyduğunu da vurguladı.
Kaynaklara göre perşembe akşamı itibarıyla anlaşma İran tarafında üst düzey makamlar tarafından onaylanmış olsa da son söz sahibi olan İran lideri Mücteba Hamaney’in henüz resmi onay vermediği düşünülüyor.
Trump ise anlaşmanın imza töreninin hafta sonu düzenlenmesini beklediğini söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Tahran’ın “henüz nihai kararını vermediğini” açıkladı.
Beyaz Saray son iki ay içerisinde birkaç kez anlaşmanın yakın olduğunu düşünmüş ancak görüşmeler son aşamada başarısız olmuştu. Buna rağmen diplomat, bu kez metnin hayata geçirileceği konusunda iyimser olduğunu söyledi.
İmza töreni hazırlıkları başladı
Son gelişmelere göre ABD Hava Kuvvetleri’ne ait dört adet C-17 nakliye uçağı Perşembe günü Avrupa’ya hareket etti. Uçakların, Başkan Yardımcısı JD Vance’in önümüzdeki günlerde Cenevre’de düzenlenmesi planlanan olası imza törenine katılımı için gerekli ekipmanı taşıdığı belirtildi.
Perde arkasında neler yaşandı?
İki arabulucu ülkenin diplomatları ve ABD’li yetkililere göre geçici anlaşma çarşamba gecesi, Katarlı arabulucu Ali el-Sevadi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında saatler süren görüşmelerin ardından şekillendi.
Kaynaklar, El-Sevadi’nin görüşmeler sırasında Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile defalarca telefon görüşmesi yaptığını aktardı.
Trump’ın anlaşmanın tamamlandığını duyurması ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu açısından sürpriz oldu.
ABD’li bir kaynağa göre Netanyahu son günlerde Trump yönetimine yakın isimleri arayarak süreç hakkında bilgi almaya çalışıyordu.
Anlaşmanın temel maddeleri
Mutabakat zaptına göre İran, nükleer programına ilişkin bazı önemli taahhütlerde bulunacak.
Bunların başında nükleer silah edinmemeyi kabul etmesi ve zenginleştirilmiş uranyum konusundaki anlaşmazlığın çözülmesi geliyor.
Üst düzey bir ABD’li yetkili, Trump’ın İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumunun Birleşmiş Milletler denetçileri gözetiminde ülke içinde seyreltilmesi seçeneğine sıcak baktığını söyledi.
Ancak İran’ın nükleer programına yönelik herhangi bir somut adım, ancak ikinci ve daha kapsamlı bir anlaşmanın imzalanması halinde atılabilecek.
Diplomat ise mevcut mutabakatın “nükleer konuların tüm ayrıntılarını içerdiğini” ve “ABD’nin tüm taleplerini karşıladığını” savundu.
Hürmüz Boğazı ve yaptırımlar
Anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın derhal ve ücretsiz şekilde yeniden açılmasını öngörüyor.
Ayrıca 30 gün içerisinde savaş öncesindeki gemi trafiği seviyelerine dönülmesi hedefleniyor. Buna karşılık ABD’nin uyguladığı deniz ablukası kaldırılacak.
ABD’li yetkililer daha önce Axios’a yaptıkları açıklamada, boğazın yeniden açılmasının ardından İran’a 60 gün boyunca petrol satabilmesine imkan tanıyacak geçici yaptırım muafiyetleri verileceğini söylemişti.
Bu düzenleme İran ekonomisine önemli bir gelir kaynağı sağlayacak.
Yaptırımların hafifletilmesinin kapsamı ise İran’ın ilk anlaşmaya uyum göstermesi ve sonraki müzakerelerde “iyi niyetli” davranmasına bağlı olacak.
Diplomat, “Yaptırımların kaldırılması için belirlenmiş kesin bir tarih yok. Süreç tamamen anlaşmanın uygulanmasına bağlı olacak” dedi.
Anlaşma metninde yurt dışında dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran varlığının akıbetine ilişkin ayrıntıların yer alıp almadığı ise net değil.
İran basını da yayımladı
Öte yandan, İranlı yarı resmi Mehr Haber Ajansı da yetkili makamların resmi onayını bekleyen mutabakat zaptı taslağının detaylarını paylaştı.
Anlaşma taslağının, Orta Doğu’daki askeri hareketliliği ve lojistik tıkanıklıkları büyük ölçüde sona erdirecek radikal maddeler barındırdığı ifade ediliyor.
Yayımlanan taslak metne göre, taraflar nükleer meseleleri kalıcı olarak çözüme kavuşturmak adına 60 gün sürecek kapsamlı bir müzakere süreci başlatacak.
Bu 60 günlük diplomasi trafiği boyunca, İran’ın uluslararası hesaplarda bloke edilen 24 milyar dolarlık finansal varlığı kademeli olarak serbest bırakılacak. Eş zamanlı olarak, olası bir nihai barış anlaşmasının önünü açmak adına İran ekonomisinin can damarı olan petrol ihracatına yönelik küresel yaptırımların da bu mutabakat çerçevesinde tamamen kaldırılması öngörülüyor.
Taslak metindeki en kritik maddelerden birine göre, küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içinde tamamen yeniden açılması taahhüt ediliyor.
Mutabakat uyarınca Amerika Birleşik Devletleri, İran’ı çevreleyen bölgedeki askeri kuvvetlerini geri çekmeyi kabul ediyor.
Taslak metindeki öne çıkan maddeler
Müzakere sürecine yakın kaynaklar tarafından detayları aktarılan taslak metinde öne çıkan maddeler şu şekilde:
Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri düşmanlıkların derhal ve kalıcı olarak durdurulması öngörülüyor.
İran’a yönelik uygulanan askeri ve ekonomik deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması şart koşuluyor.
Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içinde İran’ın koordinasyonunda yeniden deniz trafiğine açılması ve ABD’nin İran’ı çevreleyen bölgelerdeki askeri kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt etmesi talep ediliyor.
Petrol, petrokimya ürünleri ve türevlerinin satışına yönelik yaptırımların askıya alınması ve İran’ın bu satışlardan elde edilecek finansal kaynaklara tam erişim sağlaması maddeler arasında yer alıyor.
ABD ve müttefiklerinin, İran’ın yeniden imarı için en az 300 milyar dolar değerinde bir imar ve kalkınma planı sunması zorunluluğu getiriliyor.
60 günlük nihai müzakere süreci boyunca İran’ın dondurulmuş durumdaki 24 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılması (bu tutarın yarısı görüşmeler başlamadan önce kullanıma açılacak) planlanırken, İran’ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdü yeniden teyit ediliyor.
Görüşmelerin başlaması şarta bağlı
Raporda yer alan en dikkat çekici detaylardan biri de nihai müzakerelerin başlama takvimi oldu. Taslağa göre, dondurulan İran fonlarının yarısı serbest bırakılmadan, petrol yaptırımları askıya alınmadan ve deniz ablukası tamamen kaldırılmadan nihai müzakere masasına oturulmayacak.
Bu şartların yerine getirilmesiyle başlayacak 60 günlük ana müzakere sürecinde; zenginleştirilmiş nükleer malzemelerin ve zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği, yaptırımların tamamen kaldırılması (ABD birincil ve ikincil yaptırımları ile BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları) ve İran’ın ekonomik yeniden yapılandırma programı dışındaki hiçbir konunun masaya getirilmeyeceği açıkça ifade edildi.


