Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye sermaye piyasalarında yapısal bir sorun bulunmadığını belirterek, yaşanan spesifik sorunların aşılmasının ardından piyasaların daha güçlü şekilde yoluna devam edeceğini söyledi.
İstanbul Ticaret Kongresi kapsamında açıklamalarda bulunan Yılmaz, ekonomi, ihracat, finansman ve yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kongrenin 23-24 Eylül’de İstanbul’da düzenleneceği ve Yılmaz’ın onur konuğu konuşmacı olarak programa katılacağı daha önce açıklanmıştı.
Sermaye piyasalarına güven mesajı
Yılmaz, sermaye piyasalarına ilişkin değerlendirmesinde, “Sermaye piyasalarımızda yapısal bir sorun yok. Spesifik sorun aşıldığında sermaye piyasalarımız daha güçlü şekilde yoluna devam edecek” ifadelerini kullandı.
Sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarının eskisinden de daha güçlü hale geleceğini belirten Yılmaz, İstanbul’un finans alanında daha güçlü bir merkez haline getirilmesi yönündeki çalışmalara devam edeceklerini söyledi.
Ekonomiye 250 milyar liralık destek
Makroekonomik temellerin sağlam olduğunu ifade eden Yılmaz, ekonominin dış şoklara karşı dayanıklı olduğunu söyledi. Kapasite artışını desteklemek amacıyla 250 milyar TL büyüklüğünde yeni bir finansman paketinin devreye alındığını belirten Yılmaz, ihracatçılara yönelik reeskont kredilerinin de genişletileceğini kaydetti. Yılmaz ayrıca yatırımcılar açısından hukuki öngörülebilirliğin artırılacağını ve yatırım süreçlerinin kolaylaştırılacağını ifade etti.
İhracatta yeni hedef: 450 milyar dolar
Yılmaz, 2025’te 273,2 milyar dolar olan mal ihracatının Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 280 milyar dolara ulaştığını, hizmet ihracatının ise 125 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
Döviz kazandırıcı hizmet ihracatına önem verdiklerini belirten Yılmaz, ithalat bağımlılığını azaltıcı ve haksız rekabeti önleyici tedbirlerin süreceğini ifade etti. Orta Vadeli Program sonunda, 2029’da mal ve hizmet ihracatının toplam 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Yılmaz, bütçe açığının depreme rağmen milli gelirin yüzde 3’ü civarında yönetilebilir seviyede bulunduğunu, cari açığın enerji fiyatları nedeniyle bu yıl yükselse de yüzde 3’ün altında kalmasının beklendiğini belirtti.


