26.6 C
İstanbul
8 Temmuz 2026, Çarşamba
Kızılay Web Banner 728X090

Erdoğan: NATO birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara’da ise ilk defa tertipledikleri 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde, ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış buluyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey’de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak’a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 1952’den beri İttifak’ın üyesi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

“Ama biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO’ya üye olmakla, İttifak’a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.”

“Halihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu emanete hakkıyla sahip çıktığını vurguladı.

Türkiye’nin, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’nun harekat ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.” dedi.

İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16’ların ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında, Estonya’da konuşlanacağını söyledi.

“NATO birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır”

Türkiye’nin, 2025 Ekim ayında üstlendiği NATO Kosova Gücü (KFOR) komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde, dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayisi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Bu sabahki konuşmamda da ifade ettim. Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimleri, NATO’yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği’nin liderliğinin dikkatine getiriyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şurası bir hakikat ki, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Elini taşın altına koyan gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk”

NATO’ya üye olmakla ittifaka yalnızca jeostratejik konumumuzu değil 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan savaş sanatımızı da kazandırdık.

(NATO) İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk.

Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.

İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.

AB’nin savunma alanındaki girişimleri

Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimleri NATO’yu tamamlayıcı olmalı, gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır.

Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım; NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.

Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler devam ediyor. Bunların bir an önce kaldırılması gerekiyor.

Rusya-Ukrayna savaşı

(Rusya-Ukrayna) Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.

İsrail’in bölgedeki saldırıları

İsrail, kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler en küçük barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor.

Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni çatışmaya tahammülü var. İnsanlık olarak hava gibi, su gibi barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.

F-35 satışı

Netanyahu ve Miçotakis’in F-35 satışına ilişkin açıklamalarına ilişkin, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli.

Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz Sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına ‘Niçin bunları aldın?’ veya ‘Niçin bunları alıyorsun?’ diye bir düşünce bugüne kadar serdettik mi? Hayır. Halbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkanımız da olabilirdi ama gerek yok. Alabilir de satabilir de.

Türkiye ise şu anda bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da tabii ki alma hakkına da sahiptir. Ve bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz, adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

“Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var”

Çelik Kubbe projesi, aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bir bilek güreşidir. Bütün adımlarımızı attık ve Çelik Kubbe’de de şu anda Türkiye, biliyorsunuz her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilenmesini de yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde de Çelik Kubbe var.

Türk-Amerikan ilişkilerinde en öncelikli ortaklık alanı

Savunma sanayii önemli adımlardan bir tanesi. Ama bunun yanında ekonomik ilişkiler çok çok önemli. Bu ekonomik ilişkilerimizi Amerika’yla geliştirmek ülkemizin ciddi manada menfaatinedir ve bu konuyu aynen Amerika da kabul ediyor ve bu süreci bu şekilde devam ettireceğiz. Bu ikili görüşmelerimizde gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konularda mutabıkız. İşte en önemlisi az önce de gündeme geldi, F-35 konusu. F-35 konusunda da Sayın Trump aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. İnşallah F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya Amerika verdiği sözü tuttu diyecek.

F110 motoru tedariki

Cumhurbaşkanı Erdoğan KAAN için F110 motoru tedarikine ilişkin ” Konuyu Sayın Trump’la daha önce görüştüm. Kendileri olumlu bir yaklaşım sergiledi, inşallah bir sıkıntı olmayacak”

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles