Libya Parlamentosu’nun Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması, Yunanistan’da siyasi fırtına koparırken; ülkenin eski başbakanları, eski savunma bakanı ve önde gelen isimlerinden peş peşe gelen açıklamalar Yunan dış politikasının hezimete uğradığını öne sürdü.
Yunan gazetesi Kathimerini’nin haberine göre eski Başbakan Kostas Karamanlis, Atina’daki Savaş Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Türkiye’ye ilişkin açıklamalarda bulundu.
Karamanlis, Yunanistan ile GKRY arasında planlanan elektrik bağlantısı için Türkiye’den izin alınması ihtimaline karşı çıktı.
Karamanlis, “Kablo projesi için Türkiye’den izin alınması kabul edilemez. Adı ister bilgilendirme ister duyuru ister başka bir şey olsun” ifadelerini kullandı.
Karamanlis, böyle bir uygulamanın Ege’deki diğer projeleri de etkileyebileceğini savunarak şu sözleri söyledi:
“Bundan sonra Ege’de Türkiye’nin izni olmadan hiçbir şey yapamayacağız. Artık adalarımız arasında en küçük altyapı projesini bile gerçekleştiremeyeceğiz.”
“Türkiye mevcut durumu değiştirmek istiyor”
Karamanlis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıkların yalnızca münferit sorunlardan oluşmadığını öne sürdü.
Ankara’nın Ege’deki mevcut durumu değiştirmeye yönelik kapsamlı bir politika izlediğini savunan eski başbakan, Türkiye’nin Yunan adaları üzerinden Ege’nin merkezine kadar uzanan deniz yetki alanları talebinde bulunduğunu iddia etti.
Karamanlis, Türkiye’nin Ege’de 25’inci meridyene kadar kontrol sağlamayı hedeflediğini ileri sürdü.
Meis Adası ve çevresindeki deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıklara da değinen Karamanlis, Türkiye’nin bu bölgeyi Yunanistan’ın diğer adalarından ayrı değerlendirmeye çalıştığını iddia etti.
Anlaşmayı hedef aldı
Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını da değerlendiren Karamanlis, “Türkiye-Libya mutabakatının onaylanması, ulusal çıkarlarımız açısından olumsuz” dedi.
Panagiotopoulos: Fiili durum oluşturdu
Yunanistan’ın eski Savunma Bakanı Panagiotis Panagiotopoulos da Türkiye-Libya mutabakatının onaylanmasının ardından Başbakan Kiryakos Miçotakis yönetimini eleştirdi.
Panagiotopoulos, yaşananları Yunanistan’ın değil, mevcut hükümetin başarısızlığı olarak değerlendirdi.
“Yunanistan’ın yenilgisi değil. Yunanistan yenilmez, bileği bükülmez. Bu, Miçotakis hükümetinin fiyaskosu. Erdoğan, Girit’in güneyinde ve doğusunda fiili durumu ve oldubittiyi çoktan dayatıyor bile” dedi.
Panagiotopoulos, Türkiye’nin bölgesel güç olma hedefi doğrultusunda hareket ettiğini savunurken Yunan hükümetinin gelişmeleri geriden takip ettiğinden bahsetti.
Ankara’nın Yunanistan üzerinde siyasi nüfuz kurmak istediğini iddia eden eski bakan, “Yunanistan’ı kendi mandası, kapıkulu ya da uydu ülkesi haline getirmek. Bütün hevesi bu” şeklinde konuştu.
Türkiye karşısında taviz verilmemesi gerektiğini savunan Panagiotopoulos, “Bir milim bile pay verirsek, gelir bir kilometreyi kapar” dedi.
Samaras’tan hükümete eleştiri
Miçotakis hükümetine yönelik bir diğer eleştiri de eski Başbakan Antonis Samaras’tan geldi.
Samaras, Libya’nın Türkiye ile yaptığı anlaşmayı onaylamasının ardından Atina’nın dış politika yönetimini hedef aldı.
“Libya, başarısızlığın tanımıdır” diyen Samaras, Miçotakis hükümetinin gelişmeler karşısında sorumluluk alması gerektiğini iletti.
Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis’i de eleştiren Samaras, “Ya bizimle alay ediyor ya da güçsüz olduğumuzu alenen itiraf ediyor” dedi.
Samaras, hükümete “ateşle oynamayı bırakması” çağrısında bulunurken Yerapetritis’in görevden alınmasını istedi.
Elektrik projesiyle ilgili belirsizlik arttı
Türkiye-Libya mutabakatının onaylanmasının ardından Doğu Akdeniz’deki elektrik bağlantı projesine ilişkin belirsizlikler de arttı.
Yunan gazetesi Ta Nea’nın haberine göre Fransa, Libya’daki kararın ardından Yunanistan, GKRY ve İsrail arasındaki Great Sea Interconnector projesinin ertelenmesini önerdi.
Atina yönetiminin ise erteleme önerisine karşı çıktığı ve çalışmaların mevcut takvime göre sürdürülmesini istediği belirtildi.
Fransız kablo üreticisi Nexans’ın açıklamaları ve GKRY’deki düzenleyici kurumun takvim değişikliği de projenin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Enerji Düzenleme Kurumu, projenin tamamlanması için öngörülen tarihi Ocak 2031’e erteledi.
Projenin maliyetine ilişkin belirsizlikler sürerken daha önce açıklanan 1,9 milyar euroluk bütçenin yeterli olup olmayacağı da tartışılmaya başlandı.
ABD’den anlaşmayla ilgili yeni açıklama
Öte yandan Türkiye-Libya mutabakatı konusunda ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yeni bir açıklama geldi.
Washington yönetiminin 21 Ekim’deki ilk değerlendirmesinde anlaşmayı doğrudan eleştirmemesi, Yunanistan’da tartışmalara yol açmıştı.
Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 25 Ekim’de Kathimerini’ye yaptığı yeni açıklamada Libya Parlamentosunun onay kararını eleştirdi.
Sözcü, mutabakatın onaylandığının duyurulmasının bölgedeki gerilimi artırdığını belirterek gelişmeyi “yapıcı olmayan ve provokatif” olarak nitelendirdi.
“Bu konudaki tutumumuz değişmedi” ifadesini kullandı.
ABD’nin ikinci açıklaması, Yunanistan’daki diplomatik girişimlerin ardından geldi.
Kathimerini’nin haberine göre Washington’ın ilk yanıtından rahatsız olan Yunan diplomatik çevreleri, ABD yönetiminden daha açık bir tutum ortaya koymasını istedi.
Washington’dan diyalog çağrısı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye-Libya mutabakatının onaylanmasını eleştirmesine rağmen Ankara ile Atina arasındaki anlaşmazlıkların müzakerelerle çözülmesi çağrısını yineledi.
Bakanlık Sözcüsü, Doğu Akdeniz’deki ülkeleri deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklarını iyi niyetli görüşmelerle çözmeye ve gerilimi artırabilecek adımlardan kaçınmaya davet etti.
Türkiye ve Yunanistan’ın NATO müttefiki olduğunu hatırlatarak iki ülkenin ikili diyaloğu sürdürmesini istedi.
Deniz yetki alanları konusundaki sorunların barışçıl yollarla çözülmesinin bölgede ticari yatırımların ve enerji arama faaliyetlerinin önünü açacağını belirtti. (Türkiye Gazetesi / Müzeyyen Bıyıklı)


