Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye ve Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatına ilişkin, “Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olup, üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleriyle söz konusu mutabakat muhtırasının hukuki geçerliliği ortadan kaldırılamaz” açıklamasını yaptı.
MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, ‘Uluslararası En İyi Askeri Uçangöz Takımı Yarışması’nın gerçekleştirildiği Ankara Temelli’de bulunan Şehit Kara Pilot Üsteğmen Gürcan Ulucan Meydanı’nda haftalık bilgilendirme toplantısı düzenledi. Önemli mesajlar veren Aktürk, Libya ile Türkiye arasındaki işbirliğine karşı çıkan AB ve Yunanistan’a da uyarılarda bulundu.
Envantere giren silahlar
Tuğamiral Aktürk, yerli savunma sanayinin geliştirdiği stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK’nın güç ve etkinliğini artırma çalışmalarına devam edildiğini belirterek, “Bu kapsamda hafta içerisinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TAYFUN Blok-2 füzesi ile Fırtına-2 obüsü envantere alınmış, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca 2 adet HÜRKUŞ-2 uçağının muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınması planlanmaktadır. MKE tarafından; Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, ayrıca 21 Ekim’de Sinop Atış Alanı’nda Genelkurmay Başkanımız ve Hava Kuvvetleri Komutanımızın katılımıyla, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterinde bulunan SİPER hava savunma silah sistemi ile gerçekleştirilen atışlar başarıyla tamamlanmıştır” ifadelerini kullandı.
Libya ile işbirliği
TSK’nın uluslararası platformlarda üstlendiği sorumluluklar ile ikili ilişkiler çerçevesinde, bölgesel ve küresel güvenliğe, barış ve istikrara önemli katkılar sunmaya devam ettiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, “Bu kapsamda Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın, Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim’de onaylanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu kararın alınmasında irade ortaya koyan Libyalı yetkililere teşekkür ediyoruz. İki ülkenin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunmasına katkı sağlayan bu mutabakatı önemsiyor; Libya’nın doğusu ile batısını ortak bir gelecek etrafında buluşturan tek ve bütünleşmiş Libya hedefini destekliyoruz. Libya’nın birlik ve bütünlüğünün korunmasına, kalıcı istikrarın tesisine ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine yönelik çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasındaki askeri iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan ‘Bedir Mutabakat Zaptı’, 21 Ekim’de Doha’da imzalanmıştır. Karşılıklı güven ve ortak menfaatler temelinde, birbirini tamamlayan imkan, kabiliyet ve tecrübelerimizle güçlü ve sürdürülebilir ortaklıklar tesis ederek bölgesel barış ve güvenliğin pekiştirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.
Libya’ya teşekkür
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan ve yürürlükte bulunan, Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim 2026 tarihinde onaylanmasının memnuniyetle karşılandığı ifade edilerek, “Söz konusu karar, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde imzalanan mutabakat muhtırasının geçerliliğini teyit etmekte ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirmektedir. Ülkemiz, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir” açıklaması yapıldı.
2019’da imzalanan anlaşmayı hatırlattı
Avrupa Birliği ve Yunanistan temsilcilerinin mutabakat üzerine yaptığı açıklamalara ilişkin ise “Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde, iki ülkenin meşru hak ve menfaatleri gözetilerek imzalanmıştır. Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olup üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleriyle söz konusu mutabakat muhtırasının hukuki geçerliliği ortadan kaldırılamaz. Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerimizi uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya, bölgesel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz” denildi.
Uluslararası stratejik komutanlık
TSK’nın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilerek, “Bu kapsamda, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı da dahil olmak üzere yurt dışında görev yapan birlik ve unsurlarımızın sevk ve idaresinde etkinliğin artırılması amacıyla, Ağustos 2026’da Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Uluslararası Müşterek Stratejik Komutanlık (UMSK) teşkil edilmiş ve Komutanlığına Korgeneral Sebahattin Kılınç atanmıştır” ifadelerine yer verildi.


