29.9 C
İstanbul
5 Eylül 2026, Cumartesi
Kızılay Web Banner 728X090

Tutuklu doktordan Denizolgun itirafları

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan doktor Nurettin Demirkol’un savcılık ve Sulh Ceza Hakimliği’ndeki ifadeleri ortaya çıktı. Demirkol, olay günü yaptığı bazı telefon görüşmelerini, kim tarafından ihbarda bulunulduğunu ve olay yerinde kimlerle görüştüğünü hatırlamadığını söyledi. Doktor, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

“Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum”

Soruşturma kapsamında Demirkol’a, Denizolgun’un ölümüyle ilgili ilk ihbarın kendi kullandığı telefon üzerinden yapıldığı hatırlatıldı. Riva Polis Merkezi Amirliğince hazırlanan 155 Acil Çağrı çözüm tutanağında, arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu belirttiği tespit edildi.

Daha önce sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini söyleyen Demirkol ise bu çelişki üzerine, “Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir” dedi. Telefonunu olay yerinde ortada bıraktığını belirten Demirkol, çiftliğe gelip giden kişilerden birinin telefonunu kullanmış olabileceğini öne sürdü.

“10 yıl önceki olayları hatırlamam mümkün değil”

Demirkol, savcılık sorgusunda kendisine olay günü polislerle birkaç kez görüştüğünü hatırlamasına rağmen ilk ihbarı kimin yaptığını neden hatırlamadığı da soruldu. Doktor, yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını belirterek, aradan yaklaşık 10 yıl geçtiğine dikkat çekti.

Sulh Ceza Hakimliği’ndeki ifadesinde ise “Ben 1 ay önce yatan hastamı hatırlamıyorum. Binlerce ölüm gördüm. Yüz binlerce hasta baktım. Doktor olarak biz bilgisayarımızdaki kayıtları tam olarak hatırlamayabiliriz” diyen Demirkol, olayın üzerinden geçen sürenin ve yaşadığı stresin sağlıklı şekilde hatırlamasını zorlaştırdığını savundu.

“Aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum”

Soruşturma dosyasında Demirkol’un Denizolgun’un özel doktoru olmadığı yönündeki beyanlarıyla olay yerindeki bazı tespitler arasında da çelişki bulunduğu belirtildi. Olay yerine giden polis ve olay yeri inceleme görevlilerinin anlatımlarında, kendisini “aile doktoru” olarak tanıtan bir kişinin bulunduğu kaydedildi.

Bu durumun sorulması üzerine Demirkol, Denizolgun’u 2-3 kez muayene ettiğini ancak aile doktoru kavramından ne anlaşılması gerektiğini bilmediğini söyledi.

Baz kayıtlarıyla ifadesi örtüşmedi

Soruşturmada Demirkol’un 26 Ağustos 2026 tarihinde verdiği ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtları arasında da farklılık tespit edildi. Demirkol, olay günü Kısıklı’daki ikametinde bulunduğunu belirtirken, savcılık 6 Eylül 2016 saat 18.12 ile 8 Eylül 2016 saat 17.46 arasında Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığını bildirdi.

Demirkol ise iki gün boyunca baz kaydının bulunmamasının mümkün olmadığını belirterek, o gün ikametinde olduğunu ve kayıtların neden bu şekilde çıktığını bilmediğini söyledi.

Hisar Hastanesi ile görüşmelerini hatırlamadı

Savcılık ayrıca Demirkol’un olay yerine gittiğinde Denizolgun’u ölü halde gördüğü yönündeki beyanını, HTS kayıtlarıyla birlikte sordu. Kayıtlara göre Demirkol, 7 Eylül 2016 günü 21.16 ile 21.42 saatleri arasında Hisar Hastanesi adına kayıtlı telefonla art arda görüşmeler yaptı.

Bu görüşmelerin neden gerçekleştirildiği sorulan Demirkol, “O gün yaptığım görüşmeleri hatırlamıyorum” dedi. Hakimlikteki ifadesinde de Hisar Hastanesi ile neden telefon görüşmesi yaptığını hatırlamadığını belirtti.

Olay yerindeki kişilerle görüşmelerini de hatırlamadı

Demirkol’un ifadelerinde olay yerinde bulunan kişilerle ilgili de dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. İlk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söyleyen Demirkol’a, olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu hatırlatıldı.

HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiği, Demirkol ile Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve sonrasında arama kayıtları bulunduğu belirtildi.

Demirkol ise Hilmi Tuna Kuriş’i hastanede hasta olarak tanıdığını, olay günü kendisiyle konuşup konuşmadığını veya konuştuysa içeriğini hatırlamadığını söyledi.

Ahmet Yum ile 8 Eylül 2016 sabahı yaptığı telefon görüşmesi de Demirkol’a soruldu. Doktor, Ahmet Yum ile neden görüştüğünü ve Yum’un olay yerine gelip gelmediğini hatırlamadığını ifade etti.

“Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum”

Denizolgun’un ölümüne ilişkin suçlamaları kabul etmeyen Demirkol, ifadesinde yalan beyanda bulunmadığını vurguladı. Denizolgun’un ağzındaki sıvının kan mı yoksa mideden gelen sıvı mı olduğunu adli tıp uzmanı olmadığı için ayırt edemeyeceğini belirten Demirkol, ölümün gerçekleştiği sırada Denizolgun’un zaten hayatını kaybetmiş olduğunu söyledi.

Demirkol, “Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum” diyerek hakkındaki suçlamaları reddetti. Doktor, olay günü Ümraniye’deki hastanede nöbet tuttuğunu da belirterek suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles