Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, komisyonda yaptığı sunumda 2027 yılı bütçesinin temel önceliklerini, Türkiye ekonomisine ilişkin beklentileri ve Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki hedefleri açıkladı.
2027 yılı bütçesini “Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesi” olarak nitelendiren Yılmaz, ekonominin dış şoklara karşı direncini artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Kalıcı refahın ön koşulunun fiyat istikrarının sağlanması ve makroekonomik dengelerin sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi olduğunu belirten Yılmaz, dezenflasyon sürecinin desteklenmesinin bütçenin temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti.
BÜTÇEDE 27,2 TRİLYON LİRALIK HARCAMA PLANI
Cevdet Yılmaz, 2027 yılı merkezi yönetim bütçe giderlerinin 27,2 trilyon lira, bütçe gelirlerinin ise yaklaşık 23,4 trilyon lira olarak öngörüldüğünü açıkladı.
Yılmaz, bütçe gelirlerinin bir önceki yıla göre yüzde 37,5 artışla 23 trilyon 408 milyar liraya ulaşmasının beklendiğini belirtti.
Vergi gelirlerinin ise yüzde 36,5 artarak 19,9 trilyon liraya yükselmesinin tahmin edildiğini bildirdi.
ENFLASYONDA HEDEF YÜZDE 21
Enflasyonla mücadeleye ilişkin hedefleri paylaşan Yılmaz, tüketici fiyatlarındaki yıllık artışın 2027 yılında yüzde 21’e gerilemesini hedeflediklerini söyledi.
Dezenflasyon süreciyle uyumlu büyüme politikalarının sürdürüleceğini belirten Yılmaz, fiyat istikrarının kalıcı refah açısından önemine dikkat çekti.
BÜYÜMEDE 2027 İÇİN YÜZDE 4,2 HEDEFİ
Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu ve dezenflasyon süreciyle uyumlu bir büyüme performansı sergilediğini ifade eden Yılmaz, ekonominin 24 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü bildirdi.
Yılmaz, Türkiye’nin yüzde 5,2’lik büyüme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde bulunduğunu söyledi.
Verimlilik artışını merkeze alan politikalarla potansiyel büyüme oranının 0,5 puan yükselmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümenin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve program dönemi sonunda yüzde 5 seviyesine ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
MİLLİ GELİRDE 2 TRİLYON DOLAR EŞİĞİ
Türkiye’nin milli gelirine ilişkin tahminleri de paylaşan Yılmaz, 2026 yılında milli gelirin 1,8 trilyon doların üzerine çıkmasının, kişi başına düşen gelirin ise 20 bin doları aşmasının beklendiğini söyledi.
Yılmaz, program dönemi içerisinde milli gelirin 2 trilyon dolar sınırını geride bırakmasının hedeflendiğini ifade etti.
HER YIL 711 BİN KİŞİYE İLAVE İSTİHDAM
İstihdam politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, program dönemi boyunca yıllık ortalama 711 bin kişilik ilave istihdam oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı.
Yılmaz, bu politikalarla işsizlik oranının tek haneli seviyelere çekilmesinin amaçlandığını belirtti.
İHRACATTA 292 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Dış ticaret ve cari dengeye ilişkin beklentileri açıklayan Yılmaz, 2027 yılında mal ihracatının 292 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Cari açığın milli gelire oranının ise 2027’de yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleşerek tarihsel ortalamanın altında kalmasının beklendiğini bildirdi.
Yılmaz ayrıca, 2028-2029 döneminde küresel ticaret hacmindeki artışın yavaşlayacağının tahmin edildiğini ifade etti.
SORUNLU YATIRIM FONLARINDA TASFİYE BAŞLADI
Sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Yılmaz, yatırım fonlarında ortaya çıkan sorunların sınırlı bir alanda gerçekleştiğini söyledi.
Gerekli idari ve adli tedbirlerin alındığını belirten Yılmaz, sorunlu fonların tasfiye sürecinin başladığını açıkladı.
Yılmaz, ilgili kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte ödemelerin hızlı şekilde yapılacağını ifade etti.
Sermaye piyasalarının güçlü biçimde desteklenmeye devam edileceğini de sözlerine ekledi.
KONUT ARZINI ARTIRACAK YENİ PROJELER
Konut politikalarına ilişkin hedefleri de paylaşan Yılmaz, sosyal konut ve kiralık sosyal konut projeleri aracılığıyla konut arzını artırmayı amaçladıklarını söyledi.
Yılmaz, 2027 bütçesinin ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, refahın artırılması ve yapısal dönüşümün desteklenmesi hedefleri doğrultusunda hazırlandığını belirtti.


