Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Anadolu Ajansı ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği işbirliğinde İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi”nde ekonomiye ilişkin önemli mesajlar verdi.
“Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız”
Bakan Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun.
“Çok büyük bir şok söz konusu”
Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Türkiye’nin avantajları var. Dünyanın bazı ülkelerine göre bizde arz güvenliği tehlikede değil. Çünkü enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok. Bu da uzun süredir Türkiye’nin uyguladığı pazar-ürün çeşitlendirme strateji sayesinde oluyor.
Uzun vadeli tahvil faizlerinde dramatik şekilde artışlar var, finansal koşullar daha sıkışık.
“Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız”
Temelde biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız, yapmaya da devam edeceğiz.
Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. Bu programın yükünü dar gelirler ücretliler çekiyor deniyor. Ancak iş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı. Gelir dağılımında iyileşme, iş gücünün milli gelirden daha fazla pay alması bu programın milletimizi önceliklendirdiğini gösteriyor.
“Şok büyük ancak yönetilebilir”
Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik.
Kamuda ciddi tasarruf yaptık. Bu konuda maksimum hassasiyetle hareket ediyoruz. Kamuda harcama disiplini çok kritik ve sonuç da alıyoruz.
Büyük bir petrol şoku var. Şokun esnafımıza ve sanayicimize az yansıması için tedbirler devreye aldık.
Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekiyor. Bizim en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor.
“Türkiye’nin risk priminde değişiklik olmadı”
Ülke risk priminde ciddi bir değişilik olmadı. Önce yükseldi ama baktırlar ki doğru tepki veriyoruz, Türkiye’nin bünyesi sağlam. Türkiye bu anlamda da olumlu yönde kendisine benzer ülkelerden faklılaşmış durumda.
Enflasyon beklentilerinde bir miktar bozulma var bu da normal. Dünyanın her yerinde var. Büyük bir emtia şoku var. Sadece petrolle doğal gazla da sınırlı değil. Bütün petro-kimya ürünlerinden bahsediyoruz. Helyum, nafta fiyatı, gübre, gıda hepsi artış gösteriyor. Bu beklentiler nedeniyle de Türkiye’de hazine faizlerinde özellikle TL cinsinden kağıtların faizlerinde 400 baz puanlık yükseliş var. Çünkü beklentilerde bir miktar bozulma oldu. Ama bizim döviz cinsinden 10 yıl vadeli kağıtların faizinde çok büyük bir bozulma olmadı.”
Bizim gündemimiz reform, Türkiye’nin kaçırmaması gereken fırsatlar. Özetle şunu söylemeye çalışıyorum; biz bu krizi heba edemeyiz. Mutlaka bunu ülkemiz için fırsata dönüştüreceğiz bizim derdimiz bu. O nedenle sanayide dönüşümü hızlandırdık. Ama bir dönüşüm gerekiyor, hepimizin değişmesi çabalaması gerekiyor. Üretken altyapıya yatırımları önceliklendirdik. Kamu maliyesi alanında reform çabalarımız devam ediyor. Terörsüz Türkiye çok kritik bir alan. Ve son olarak yeni yatırım çerçevemiz, sanayide dönüşüm için programlarımız var. Yeşil dönüşüm de ülkemiz için bir zaruriyet.
Dijital dönüşümü de ıskalayamayız. O nedenle de çok güçlü bir yol haritası belirledik. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor, nükleer enerji yatırımı aslında kısmen yapay zekayla ilişkili.
Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi
Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. Türkiye’nin yeni motorlarını devreye almak istiyoruz. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım, nüfus genç, alt yapı var. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge Türkiye ortalamasını yakalamak için hızla koşacak, bunun sayesinde Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak.
Varlık barışı nasıl işleyecek?
Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini nasıl sağlayacağız? Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Ama sisteme koyup çıkartmak isterlerse yüzde 5 vergi verilecek. Vadesine göre, sistemde ne kadar tutulduğuna bağlı vergi işleyecek. Onun için biz bankacılık sistemini ve sermaye sistemini güçlendirmek istiyoruz.
Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı. Derdimiz İstanbul Finans Merkezi’ni güçlü bir şekilde konumlandırmak.
Yeni enerji ve ticaret koridorları Türkiye’den geçecek
Savaş sonrası fırsat görüyoruz. Petrol fiyatları düşecek. Venezuela ve Libya’da arz sınırlıydı, normalleşme ile birlikte artacak.
Savunma sanayinde mazzam bir teknolojik devrim var. Türkiye’nin savunma sanayisi çok güçlü bu da önemli bir fırsat penceresi. Bölgede istirar ve barış istiyoruz. Bölgenin yeniden inşasında Türkiye ürünleri ve girişimcileri ile önemli rol oynayacak.
Yeni enerji, ticaret koridoları gündemde, hepsinin merkezinde de Türkiye var. Dolayısıyla kötümser olamıyorum. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz.” (Dünya)


